28 Nisan 2026 tarihinde Hakan Kaplan tarafından kaleme alınan bir habere göre, AK Parti’den ihraç edilen Mücahit Birinci, partisiyle ilgili eleştirilerini sosyal medya ve diğer platformlarda cesurca dile getirmeye başladı. İBB Borsası’ndaki tahliye pazarlığı iddiaları nedeniyle partisiyle yollarını ayıran Birinci, o günden bu yana sürekli olarak AK Parti’ye yönelik uyarılarda bulunuyor.
Birinci, yaptığı açıklamalarda, “Vatandaş ekmek derdine düşmüş. Milyonlarca TL’miz gereksiz yere harcanıyor. Türk milleti sessiz ama uyanıktır. Sandığı bekler ve gerekeni yapar,” diyerek partinin halkla olan bağını vurguladı. Ayrıca, Cumhurbaşkanı’na olan desteğini sürdürdüğünü belirten Birinci, “Ben Sayın Cumhurbaşkanımıza milletin ve Türkiye’nin hâlâ ihtiyacı olduğunu düşünüyorum,” ifadelerini kullandı.
Euronews’e verdiği röportajda, AK Parti’nin kuruluş dönemindeki özgürlükçü çizgisine geri dönmesi gerektiğini savunan Birinci, “Parti zamanla daha otoriter ve devletçi bir görüntü kazanmış durumda,” dedi. İmamoğlu’nun tutukluluğu hakkında ise, “Tutuklanmasaydı iyiydi ama madem öyle oldu, sürecin iyi yönetilmesi lazım,” diyerek siyasi bir yaklaşım sergiledi.
Birinci, yargının bağımsızlığına olan inancını dile getirirken, “Yargının bağımsız olması gerektiğine inanıyorum; ancak bu durum her ülkede tartışmalıdır,” dedi. Ayrıca, CHP yönetiminin, “Bu yargılama siyasidir ama biz bu iddialardan sıyrılarak çıkacağız,” tutumunu benimsemesi gerektiğini vurguladı.
İhraç olduktan sonra AK Parti’nin hatalarını dile getiren Birinci, partinin özgürlükçü geçmişine dönmesinin mümkün olduğuna inandığını belirtti. “AK Parti’nin genetik kodlarında bu özgürlükçü anlayış mevcut. Ancak bazı sebepler – 15 Temmuz gibi – bizi daha otoriter bir yola sürükledi,” diyen Birinci, Cumhurbaşkanı’nı halkla yeniden buluşturmak gerektiğini ifade etti. “Sivil siyaseti ve özgürlük alanlarını açmak zorundayız. Aksi takdirde, net bir tasfiye süreci bizi bekliyor,” diyerek uyarıda bulundu.