Yıldızlar benim dünyam

MÜJDE IŞIL – Virginia Woolf, eserlerinde kadınların toplumda sıkıştırıldığı dar alanları, karşı karşıya kaldıkları eşitsizlikleri anlattı. 1919 tarihli romanı “Night and Day/Gece ve Gündüz”de de astronomi tutkunu bir kadını görürüz. Bu romandan uyarlanan “Virginia Woolf’s Night & Day/Virginia Woolf’tan Gece & Gündüz”, 1910’da geçiyor. Kahramanımız Katharine Hilbery, evlenmesini dört gözle bekleyen babası ve kadınları bilim dünyasında istemeyen toplumun aksine bir yol çizmeye çalışıyor kendine. Astronomi Derneği’ne üye olabilmek için erkek kılığına girmekten bile çekinmiyor. Annesi de evliliği boyunca sayfa sayfa yazdığı kitabını, kocasının önemsiz görmesine rağmen bitirme telaşında.

Hikâyenin geçtiği 1910 senesi önemli. Halley Kuyrukluyıldızı’nın geçtiği sene. 20. YY’ın başları İngiltere’de kadınların oy hakkı mücadelesinin de arttığı dönem. Katharine de ailesinin uygun gördüğü evlilik planını reddederek yüzünü yıldızlara çeviriyor. Ataerkil sisteme meydan okuyarak Cambridge’de astronomi eğitimi görmek için başvuru yapıyor. Ki o dönemde fizik ya da astronomi bölümüne kadın öğrenciyi kabul etmenin akıllardan geçmediği, kadınlar için tuvalet bile bulundurulmadığı bir ortam söz konusu. Katharine aşk, özgürlük, toplum baskısı ve kendini gerçekleştirme arzusu arasında bilime tutunarak nefes alıyor.

Haberlerimizi Google’da Takip Edin

En güncel haberlere ve son dakika gelişmelerine Google üzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin.

Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin

Gerçek hayatta ise 1919’da Cambridge’deki Newnham College’da burslu fizik ve kimya okuyan Cecilia Payne-Gaposchkin bu alanda bir ilke imza atmış. Ancak dönemin cinsiyetçi kuralları nedeniyle kadınlara diploma verilmediği için 1923’te ABD’ye taşınıp Harvard’a bağlı Radcliffe College’da astronomi alanında doktora derecesini almış. Filmin bu açıdan gerçeklerle paralel ilerlediğini söylemek mümkün.

Filmin yönetmeni Tina Gharavi, İran kökenli ve Paris’te yaşayan bir sinemacı. 2013’te gösterime giren ilk uzun metrajlı filmi “I Am Nasrine” ile BAFTA’ya aday gösterilmişti. Katharine’e hayat veren Haley Bennett ise Jennifer Lawrence’a benzerliğiyle de öne çıkıyor. Usta oyuncu Timothy Spall, baskıcı baba rolünde. 

Woolf’un beyaz perde serüveni 

■ Virginia Woolf’un kendisi de eserleri de sinema için ilham kaynağı olageldi. Akla ilk gelen yapım 2002 tarihli “The Hours/Saatler”. Doğrudan roman uyarlaması olmasa da “Mrs. Dalloway” kitabı etrafında şekillenir. Hem romanın yazım sürecini hem de bu kitabın farklı dönemlerdeki kadınlar üzerindeki etkisini konu alır. Üç farklı kadının hayatını ve intiharın eşiğine gelen Woolf’un ruh hâlini anlatır. Film, Virginia Woolf’u canlandıran Nicole Kidman’a kariyerinin tek Oscar’ını kazandırır.

■ Yazarın toplumsal cinsiyet rollerini yıkan, 1928 tarihli eserinden uyarlanan 1992 yapımı “Orlando”, bu alandaki en başarılı modern klasiklerden biri olarak kabul ediliyor. Bir aristokratın gözünden kimlik ve cinsiyet normlarını sorgulayan ve Sally Potter’ın imzasını taşıyan film, Tilda Swinton’ın ikonik performansıyla ölümsüzleşti.

■ Woolf’un 1925 tarihli başyapıtı “Mrs. Dalloway”, 1997 yılında yönetmen Marleen Gorris tarafından sinemaya uyarlandı. Clarissa Dalloway’in Londra’da verdiği bir parti hazırlığı üzerinden 1. Dünya Savaşı sonrası bireylerin psikolojisini anlatır.

■ 2018 tarihli “Vita and Virginia” ise Eileen Atkins’in aynı adlı tiyatro oyunundan sinemaya uyarlanır. Virginia Woolf’un aristokrat yazar Vita Sackville-Westile ile ilişkisini anlatan film, “Orlando” romanının ortaya çıkış sürecini de merkeze alır. Yönetmenliğini Chanya Button’ın yaptığı filmde Woolf’a Elizabeth Debicki hayat verir.

■ Bu sene Cannes’da prömiyer yapan “Clarissa” da bir “Mrs. Dalloway” uyarlaması. Hikâyeyi günümüz Nijerya’sına taşıyan filmi Arie ve Chuko Esiri Kardeşler yönetti.

The post Yıldızlar benim dünyam first appeared on Kilis Egitim.

Author: Tolga Çelik