Elbistan Termik Santrali için Planlanan Ek Proje Halkı Endişelendiriyor: Kömürle Yüzleşme

Kahramanmaraş Elbistan’da 6 Şubat depremlerinde en az 1300 yapının yıkılmasının ardından, bölgedeki yaralar sarılmaya çalışılıyor. Ancak, Elbistan’daki Afşin-Elbistan A Termik Santrali’ne ek proje olarak planlanan yeni üniteler, yerel halkın sert tepkisini topluyor. Uzmanlar, mevcut santralin yıllardır yarattığı çevresel sorunların bu ek projeyle daha da derinleşeceğini ifade ediyor.

2018 yılında özelleştirilen ve Çelikler Holding’e devredilen Afşin-Elbistan A Termik Santrali, Türkiye’nin dördüncü büyük ovasında yer alıyor. Santraldeki filtrelerin etkisiz kalması, bölgedeki hava kalitesini ciddi şekilde tehdit ediyor. İlçe merkeziyle santral arasında ilerledikçe havadaki kirleticilerin artışını hissetmek mümkün. Hava kirliliği o denli yüksek ki bazıları, “Kum mu yuttum?” diye düşünmeden edemiyor. Elbistan Hayatı ve Doğayı Koruma Platformu, ek projenin aslında yeni bir santral inşası olduğunu vurguluyor.

Elbistan Belediyesi, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından onaylanan bu projeye karşı dava açanlar arasında yer alıyor. Belediye başkan yardımcısı Gülabi Eren, bu durumun bir yaşam mücadelesi olduğunu belirtiyor. Eren, “Topraklarımız yağmalanıyor, Elbistan’da kanser vakaları hızla artıyor. Bilimsel veriler kömürlü santralların hava kirliliğine, iklim değişikliğine ve halk sağlığına ciddi tehditler oluşturduğunu gösteriyor,” diyor.

Temiz Hava Platformu’nun verilerine göre, bu iki santral bölgede kanser vakalarını sekiz kat artırdı. 2020 yılına kadar bu santralların sebep olduğu 17 bin 500 erken ölüm kaydedildi. Yeni ünitelerin kurulması halinde, eksiksiz baca gazı filtreleri bile 2 bin 268 erken ölüme yol açabileceği öngörülüyor ve bunun ekonomik maliyeti geçen yıl 88.4 milyar TL olarak hesaplandı. Bu sağlık maliyetinin kamu yatırımlarına yönlendirilmesi halinde, her biri 500 yatak kapasiteli 29 hastane kurulabilir.

Kanser tedavisi gören ailelerden biri olan Cuma Binboğa, 2015 yılında çocuğunun hastalandığını ve tedavi için dört yıl boyunca Kayseri’de kaldıklarını aktarıyor. Binboğa, “Termik santral açıldığında herkes bunun karlı olacağını söyledi ama bu tehdit çocuklarımıza kadar geldi. Ailelerimizi kaybettik. Şu an santralların karını tartışacak durumda değiliz; sağlıklarımız tehlikede,” diyor.

Alınan önlemler yetersiz kalırken, Türkiye’nin 2053 yılına kadar kömürden çıkış planı yapmasına rağmen yeni santral projeleri bu hedefin ciddiyetini sorgulatıyor. İthal kömürle sağlanan enerji oranı azalırken, kamu teşvikleri devam ediyor. Greenpeace Türkiye İklim ve Enerji Kampanyaları Sorumlusu Emel Türker Alpay, “Son yıllarda güneş ve rüzgar enerjisi çokça artıyor ama kömür hala yüzde 34 ile başı çekiyor. Yerli kömür ekonomik olarak maliyetli bir kaynak,” diyor.

Çoğulhan Mahallesi, termik santralin etkisiyle büyük bir değişim geçirdi. Eskiden iki sinema, çay bahçeleri ve parklar ile dolu olan mahalle, şimdi “hayalet kasaba” olarak anılıyor. Bir yerli sakin, “Burada doğdum. 15 yıl önce burayı görmeniz gerekirdi. Santral vardı ama Çelikler Holding yoktu. Burası adeta bir yalancı cennetti,” ifadelerini kullanıyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir