Ertuğrul Özkök: New York Times’da Trump’a “Hırsız Başkomutan” Diyecek Kadar Cesur Bir Üslup! “Bay Kemal” İçin Neler Derdi?**

Ertuğrul Özkök: New York Times'da Trump'a “Hırsız Başkomutan” Diyecek Kadar Cesur Bir Üslup! “Bay Kemal” İçin Neler Derdi?**

**
4 Haziran 2026 tarihinde New York Times gazetesinde dikkat çekici bir üslup ortaya çıktı. Gazetenin önde gelen yazarlarından Thomas Friedman, son yazısında “All hail Our Commander in Thief” (Hırsız Başkomutanımıza selam olsun) ifadesini kullandı. Bu başlık, söz konusu yazının içeriğiyle birlikte, Amerikan toplumundaki kutuplaşmayı ve siyasi eleştirinin sınırlarını gözler önüne seriyor.

New York Times, katillere bile “Bay” unvanıyla hitap eden bir gazete olarak, Donald Trump için “Hırsız Başkomutan” ifadesini kullanmayı tercih etti. Bu durum, gazetenin daha önce pek rastlanmayan bir dil kullanarak Trump’ın başkanlık dönemine dair eleştirilerini derinlemesine ele alması anlamına geliyor. Friedman, yazısında Trump’ın başkomutanlık görevini unutarak, kişisel çıkarlarını önceliklendirdiğini savunuyor. Yazıda, Trump’ın askerler için ulusal birliğin sağlanması yerine, kendi siyasi ve mali çıkarları için hareket ettiğine dair sert eleştiriler bulunuyor.

Friedman, “Başkanlığının her geçen ayında Donald Trump, Amerika’nın başkomutanından çok, hırsızlar komutanı gibi davranmaya başladı” diyor ve bu ifadelerle Trump’ın yönetim anlayışının eleştirisini yapıyor. Yazıda geçen “Pervasız”, “Rezil” gibi ifadeler, Trump’ın yönetim tarzına yönelik derin bir hayal kırıklığını yansıtıyor.

Yazıyı okurken, gözlerim hemen Türkiye’ye döndü ve Kemal Kılıçdaroğlu hakkında yazılanlara odaklandım. Muharrem Sarıkaya’nın, Kılıçdaroğlu’nun yakın çevresinden edindiği bilgileri aktardığı yazısını dikkatlice inceledim. Ankara kökenli bir gazeteci olarak, Kılıçdaroğlu’nun bu sözleri söylediğine dair ciddi şüphelerim var. Zira, kendisi adalet yürüyüşü gerçekleştiren bir siyasetçi olarak nasıl böyle ifadeler kullanabilir?

Kılıçdaroğlu’nun iddiaları, adalet anlayışının sorgulanmasına neden oluyor. “Savcılığın Masak’tan bilgi yazısı gitmeden, herkes hakkında polis olmuş, yakalamışsınız” gibi söylemler, adaletin nasıl işlediği üzerine bir tartışma başlatıyor. Bu noktada, Kılıçdaroğlu’nun adalet arayışının ne kadar samimi olduğu sorgulanır hale geliyor.

Sonuç olarak, Friedman’ın Trump’a yönelik sert eleştirileri, Türkiye’deki siyasi tartışmalara ışık tutarken, Kılıçdaroğlu’nun durumu da benzer bir sorgulamayı beraberinde getiriyor. Her iki liderin de siyasi tavırları, ülkelerindeki siyasi iklimi derinden etkiliyor. Bu bağlamda, “Hırsız Başkomutan” ifadesinin yankıları, Türkiye’deki siyasete dair düşüncelere yeni bir boyut kazandırıyor.

Author: Tolga Çelik